Ben söyleyeyim. Gelecek zaman kipleri şimdiki zamanla buluşmaya bu kadar istekliyken, zaman bentler kurdu. Büyümek dediniz siz ona. Doğru olanı yapma yarışı... Büyümek.
Büyüdüğünüzü düşündüğünüz ilk an "çocukça" lafını kullandınız. Nedir çocukça? Ben bilmiyorum. Tek bildiğim büyüdüm ve çocukça şeyler bıraktım geride.
Birey olma anlayışı, sorumluluğu getirdi size. Çocukken istekleriniz önde gelirken, büyüyünce sorumluluk aldı yerini. İsteklerin üstünde "çocukça" etiketi, boynu bükük geride...
Yetmiyor eskisi gibi küçük mutluluklar size, biliyorum.İstiyorsunuz ki sürsün. Çabanız hep kalıcı mutluluklar için... Bir delilik yapacaksanız da ucunda büyük lokma olsun. Kriterler arasında bir de "yüksek ihtimal" olmalı tabi! Boşa gitmesin sonuçta emek.Olmayacaksa baştan söylesin canım!
Kural var, hesap var, kitap var.Koyarsınız teraziye. Tutmadı mı? At çöpe.
Eskisi gibi isteklerinizde diretmiyorsunuz. Çünkü istekleriniz umarlı olmak zorunda. Doğru olan bu ya. "Umarlı istekler" ve "delilik" bir arada?
Bunların hepsini biliyorsunuz zaten.
Ben de biliyorum. Hatta büyümek dediğim şeyin getirileri ile zıtlaşmaya çalışmam da epey sık oluyor.
Dün bir delilik yapmak istedim. İstedim diyorum da işte laf olsun:) İstesem yapardım. Ama sorumluluğunu istemiyorum. Terazi tutmadı yani.
"Çocukça" etiketli bir istek daha sakladım...
Şimdi o çok istekli gelecek zaman kiplerime yakıştıramadım büyümeyi. Güzel durmadı yanında ama........
O zaman bir şarkı sözü ile bitsin bu da...Büyümüş insanlardan...
" Delilik kısa sürer, pişmanlık uzun..."
-kalemifosforlu-
.jpg)