Yakaladığı avın nasıl saklanacağını öğrenen insan...
Toprağı şekillendirerek yaptığı kap-kacağı süslemek isteyen ... Yaşadıklarını duvarlara yontarak derdini anlatmaya çalışan insan...
Gece karanlığında eve giderken ürken ... Bilgisayar oyununda level atlamak için saatlerce uykusuz kalan ... Akşam yemeğine yetişmek umuduyla trafikte bekleyen ... Tuttuğu takımın galip olmasıyla konvoyda çılgınca bağıran ... Gece vakti ansızın çalan telefonu endişeyle açan insan...
Hayır hiç biri değil.
Sadece insan...
Zamana, döneme, düşünceye bağlı kalmadan sadece insandan bahsediyorum. Diğer insan figürleri bir yaşama bağlılardı. Onlarda da 'sadece insan'a dair şeyler var elbette. Ama o insan otobüse yetişmek için var gücüyle koşan insan işte. İhtiyaçları var, duyguları var, duygulara tepkileri... Ama o yaşadıklarıyla var artık. Onlar olmasa hayatında ne kalır elinde bilemez. "Hiç." der belki size. Ona göre onu kendi yapan şeyler çünkü hayatındakiler. İşte ben O'nu istemiyorum. O yapan niteliklerini de. Ben sadece "İnsan" yapan niteliklerden bahsediyorum.
Sizden asırlar önce yaşamış bir adamın sözlerinde kendinizi bulabilirsiniz. Dokunur, temas eder, hissedersiniz... Dil değişir , hayat değişir... Ama yine anlar insan sizi.
Çünkü her ne kadar sıfatlarınız arasından kendinizi ayıklayamasanız da,
siz de sadece insansınız.
-kalemifosforlu-
ps: photo by Matej Peljhan



.jpg)